günün filmi: The Dreamers ( Düşler, Tutkular ve Suçlar )
5.gün
güzel anılarım olan her yeri istisnasız çok seviyorum.
şehirlerin en sıkıcısını ve belki en soğuğunu.
bi de karşıyakalı olarak söylemeye çekiniyorum daa göztepe yalı falan baya güzel aslında. izmirde olsam baya yaşanası.
3.gün
tabiki de bugün de “yapmam gereken şeyler”e dair hiç bi şey yapmadım.
bayramları sevmiyorum.artık. babaanne ve dedenin olmadığı bi bayram bence çok saçma.bayramlar bayram gibi, tatiller tatil gibi değil.hiç öyle hissettirmiyolar.
nerde o eski bayramlar hep bundan. kaybediyoruz çünkü.sevdiklerimizi, onlarla birlikte bize ait güzel yanları kaybediyoruz. ben çocukluğumun bayramlarını arıyorum koşup koşup dedeme sarıldığım, babam kendi çocukluğunun bayramını arıyo. yiğenim de belki bu bayramları “bayram” kabul edip anıcak ilerde.
insan büyüdükçe eksiliyo.
ve uzaktayken eksilmeleri bile yaşayamıyosun hakkıyla.geç kalıyosun acılara bile.
5 ay yurt dışında olacak olmak beni çok korkutuyo.
bu aralar çok özlüyorum.göremediğim insanları,görmemem gereken insanları, göremeyeceğim insanları.
insan büyüdükçe daha da yalnızlaşıyo.
genellikle yazmanın, söylemenin bi şeyler değiştirmeyeceğini düşünüp hepsini yutuyorum.
yakında patlıycam, gelin beklerim.
anlatılanları, iyi dinlemek lazım.
çünkü anlatılanlar hiç bi zaman söylenen sözlerle sınırlı kalmıyorlar.
duydukların değil de anladıkların, gün geliyo lazım oluyor sonra.
müzik susunca kendimi yalnız hissediyorum.
hayatımız elimizden akıp gidiyo.
ve biz seninle hiç bi zaman aynı anda ipe asılamıyoruz.
lafı açılmışken;
sesinde ne var biliyor musun
uykusuz türkçe var
işinden memnun değilsin
bu kenti sevmiyorsun
bir adam gazetesini katlar